Kore Doğal Tarım Yöntemleri – Genel Anlatım

Asyalılar özellikle bizim sevdiğimiz Koreliler tarım olayına da el atmışlar ve ülke topraklarını kimyasal uygulamalardan kurtarmak, çiftçilerin kendi toprakları üzerinde uygulayacakları yöntemlerin bağımsızlığının geri kazanılması için bir dizi yöntem geliştirmişler.

1935 yılında doğan Koreli Dr. Cho Japonya’da üç ayrı hocadan doğal tarım tekniklerini öğrenmiş ve ülkeye geri dönüş yaparak öğrendiklerini Kore’nin geleneksel tarım yöntemleri ve mutfağı ile birleştirerek Kore Doğal Tarım (KDT) yöntemlerini (1966-67) geliştirmiştir. Ne varsa Japonlarda var.

Dr. Cho yöntemlerin aracısız olarak çiftçiler tarafından benimsenmesi ve kullanılması amaçlı pek çok çalışma yapmış, ücretsiz pek çok eğitimler vermiş, oğlu Cho Yongsang ile beraber Janon Natural Farming enstitüsünü açmış ve 2014 itibarı ile 18bin kişi eğitmiştir. Bizim severek takip ettiğimiz Gil Carandang dayı da Dr. Cho’nun öğrencisidir.

Dr. Cho konunun temelinde çiftçilerin olduğunu, onların pek çok problemi olduğunu, bu problemlerden kurtulmanın tek yolunun eğitim olduğunu ama bu eğitimin de erişilebilir olması gerektiğini kavradığı için eğitimlerini ücretsiz olarak sürdürmüş. Bilginin tabana yayılması için çok uğraşmıştır. Permakültürün yerli ve yabancı ülkelerde benimsenmemesinin nedenlerinden biri olarak görülen yüksek eğitim ücretleri KDT eğitimlerinde yok. Ama tabii Dr.Cho’nun öğrencileri verdikleri kurslar için ücret talep ediyorlar.

Prensip olarak Kore Doğal Tarım (son zamanlarda sadece Doğal Tarım ya da Cho’s Global Natural Farming CGNF olarakta biliniyor) yerel mikro-organizmaları ve fermente solüsyonları kullanarak, pulluksuz, ticari gübreleri ve hatta normal çiftlik gübrelerini dahi kullanmadan tarım yapılabileceğini savunuyor ve yapıyor da.

KDT ayrıca bir bitkinin farklı zamanlarda farklı mineral ve gübrelere ihtiyacı olduğu bilgisinden yola çıkarak çiftçinin hangi gübreyi, hangi zamanda ve ne kadar kullanacağı konusunda bilgilendiriyor. Bunun ismine de Beslenme Döngüsü teorisi (Nutritive Cycle theory) deniyor. Bir bitki tohumdan çiçek açana kadar Büyüme sürecinde, çiçek açıp meyve tutana kadar Çiçeklenme sürecinde, meyveleri tutup biraz geliştirene kadar Meyve Tutma sürecinde, meyveler olgunlaşıp hasat edilinceye kadar Meyve Olgunlaştırma sürecinde farklı farklı beslenme ihtiyaçları vardır. Bu beslenme döngülerini takip edip gerekli gübreyi doğru miktarda verdiğinizde hem tasarruf yapıyorsunuz hem de yüksek besin barındıran bir ürün üretmiş oluyorsunuz. Miktar olarak bir çoğalma da söz konusu deniyor.

Ben bu süreçlere kışın ağaçların ve çok yıllık bitkilerin uykuda olduğu dönemi de ekliyorum. Biliyoruz ki kışın bu bitkiler aslında uyumuyor ve kök büyümesi devam ediyor. Kök büyümesi için de gerekli mineral ve gübreler var.

Doğrusunu söylemek gerekirse şarlatan Steiner’ın biyo-dinamik tariflerinden çok daha bilime uygun, açıklanabilir ve uygulaması basit tarifler bunlar.

KDT ilk olarak toprak mikro-organizmalarını geri getirmek için bir dizi tarif veriyor. Bunlardan ilki pirinç lapası ile yapılan IMO ve akabinde şeker, kepek ve toprakla karıştırılarak çoğaltılıyor (IMO1-5). Toprağa uygulanarak kompost gibi hem mikro-organizmaların çoğalmasını hem de humusun artmasını sağlıyor. Böcek, mantar ve zararlı ot ilaçlarının yaptığı tahribatı geri çevirmek için her sene uygulanması gerekiyor. Bir diğer tarif LAB denilen pirinç yıkama suyu, süt ile yapılan fermente tarif.

İkinci grup tarifler bitki ve meyvelerde bulunan mineral, hormon ve pito-kimyasallar üzerine kurulu. Örneğin domateslerin koltukları budandığında içinde bulunan büyüme hormonunu (gibberellin) kullanabilmek için bir tarif var (FPJ – Fermented Plant Juice). Bu gruptaki diğer tarif direk meyvelerin şekere basılması ile yapılıyor (FFJ – Fermented Fruit Juice). Osmosis efekti ile şeker, hücrelerden su çekerken hücre duvarının parçalanmasına ve tüm besinlerin açığa çıkmasına yardımcı oluyor. Her türlü meyve ile yapılabiliyor. Koruk ve olgun meyvelerden yapılanlar farklı aşamalarda kullanılıyor. Bu grupta bir de balık et ve kemiklerinden elde edilen amino asitlere dayalı FAA (Fish Amino Acids) tarifi var. Azot açısından zengin bu tarif aynı zamanda besleyici pek çok öğe barındırıyor.

Üçüncü grup tarif kalsiyum, potasyum, fosforik asit ve kalsiyum fosfat üzerine kurulu. Kömürleştirilmiş hayvan kemiklerinin suya bastırılması ile kalsiyum fosfat, yumurta kabuklarının sirkede çözülmesi ile eriyik kalsiyum, kömürleştirilmiş susam saplarının suya basılması ile fosforik asit, tütün veya potasyum açısından zengin bitkilerin suya basılması ile de eriyik potasyum elde ediliyor. Daha sonra bunlar bitkinin çeşitli aşamalarında seyreltilerek yaprak gübresi olarak uygulanıyor.

Dördüncü grup daha çok zararlılarla mücadele ve tonik amaçlı kullanılıyor. Anason, zencefil, tarçın, sarımsak, meyan kökü, türmerik, melekotu gibi zaten ilaç olarak kullanılan bitkilerden elde edilen sıvılar birleştirilerek ilaç olarak kullanılıyor (OHN – Oriental Herbal Nutrients). Oldukça uzun süren ve içinde votka olduğu için pahalı bir tarif ama kendi alkolünüzü damıtıyorsanız sorun yok.

Beşinci grup tarifler fermente kompost, aktif biyo-kömür, bakteriyel mineralli su (soda gibi), seyreltilmiş deniz suyu gibi bir dizi tariften mevcut. Bunlar genel olarak toprağın azalan minerallerini geri koymak amaçlı yapılıyor.

KDT tarifleri insan vücudu üzerinde dahili veya harici olarakta kullanılabiliyor.

KDT bir de hayvan bakımında uygulanıyor. Yukarıda bahsettiğim tarifler hayvanların altına serilen talaş, saman karışımının mayalanması için kullanılıyor. Tavuk ve domuz çiftliklerinin sıfır koku ile işletilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca kümeslerden çıkan artığın direk toprak üzerinde kullanılmasına izin veriyor. Bokashi kompostu da bu tarifler arasında.

Sonuç

Bence KDT uygulama açısından çok kolay bir yöntem. Mantığa, bilime yatkın bir uygulama. Eriyik kalsiyum, OHN, kalsiyum fosfat, FAA gübrelerini yaptım. IMO için işlemler daha devam ediyor. Özellikle bitkilerin farklı zamanlarda farklı ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Beslenme Döngüsü bana çok mantıklı geldi ki zaten üniversitede tarım okuyan herkes bunu bilir. Giderleri kısması, mevcut kaynakların kullanımı, toprağın mikro-organizmalarını arttırması, yitik mineraller açısından çözümler getirmesi çok güzel. Dışarıdan 25 kiloluk paketlerde aldığım kaya tozuna gerek kalmadı. Topladığım yumurta kabukları ve kemik suyu yaptıktan sonra kalan kemikleri daha iyi değerlendirebiliyorum. Arada bir balıkçıdan topladığım balık artıklarını hem fermente hidrolizat hem de KDT’nin FAA gübresi olarak değerlendiriyorum. Yaptığım solucan kompostu ve bahçe kompostu daha kaliteli olmaya başladı. Dışarıdan atık olarak topladığım kahve posalarını (günde 20 kilo) toprağa direk karıştırıyordum ama şimdi uyguladığım toprak mayalama yöntemleri ile kahvenin mikoriza ile daha hızlı kaplandığını fark ediyorum. Sanırım gönlüme göre bir yöntem sonunda buldum.

Permakültür kitabımda tüm tariflerin yapımını ve ne zaman kullanılacağı hakkında ayrıntılı bilgi verdim. Yakında bir dizi video da çekmek istiyorum vaktim olursa. Bu tariflerin hemen hemen hepsi de ırımtüzen üzerinde kullanılabiliyor.

Kaynaklar:

Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Korean_natural_farming

Sarra İngilizce çeviri: http://ilcasia.files.wordpress.com/2012/02/chos-global-natural-farming-sarra.pdf

Facebook: Korean Natural Farming grubu

Posted in Permakültür, Türkçe and tagged , .

One Comment

  1. Pingback: Gübre Bitkiler İçin Zararlı Mı? – Gürkan Yeniçeri

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.