Geldim Gördüm Aldım

Evet kısa bir tatilin ardından gene Avustralyada’ki yaşamıma geri döndüm. Türkiyede’ki tatilim boyunca neler yaptık bir bakalım.

Ailemi ziyaret ettim. Sağdan sola Barbaros, eşi Aylin, Annem, Ben ve Elif’im. Ortada oturan ise kuzenlerimden Gültekin. Kucağımdakinin bizim minik canavar Uzay olduğunu söylememe gerek yok heralde.

 

Yakın arkadaşlarımı gördüm. Sadece birinin resmi var o da Emre. Göremediğim İlker, Onur, Serhat, Mehmet ve diğer arkadaşlarımdan özür diliyorum. 1 ay kesinlikle yeterli olmadı benim için. Ahmet ve Alp’e İstinye’deki balık için ve Süleyman ve diğer arkadaşlarada Taksim’de yemek için teşekkür ederim.

 

İstanbul ile hasret giderdim biraz ama yetmedi. İstanbul sen ne olmuşsun böyle bir güzelleşmişsin. Metronun ve genel yerlerin temizliği beni şaşırttı.

 

Kapalı Çarşıdan biraz lokum aldık (12 kilo) burada dağıtmak için. Yiyen tekrar sipariş veriyor ama “yerinde yemezseniz güzel olmaz” diyorum.

 

Avrupanın en büyük alış veriş merkezi Cevahir‘i gezdik ama bitiremedik. Uzay trene bindi ve dondurma yedi ben de Transformers’ı gördüm. Fahri Kuz Optik‘e buradan teşekkür ederim. Üzerine arabamın bagaj kapısını kapattığım RayBan gözlüğümü ücret almadan düzelttiler. Kırılmamış olması büyük bir mucize tabii.

 

Okurlarımdan Yunus ve Adil buluştum. Yunus’un Adil’in çalıştığı yerde işe başlayacak olması ve bundan Adil’in haberinin olmayışı güzel bir sürprizdi. Hemen hemen 5 saat falan takıldık Ortaköy’deki çay bahçesinde. Resimdekiler sağdan sola Yunus, Ben, Adil arkadada güzelim İstanbul halkı.

 

Türk Blog Yazarları topluluğunun toplantısına katıldım. Güzel bir toplantı oldu. Diğerlerine katılamayacak olmam üzücü. Toplantı sırasında çekilen resimleri SET olarak görebilmek için buraya tıklayın veya SLIDESHOW olarak görebilmek için buraya tıklayın.

Bunların dışında sıcaklar ile boğuştuk, bir Ankara gezisi yaptık iş için, saçlarım için çam terebentini aldım (işe yarıyor gibi), oradaki bilgisayarımı tamir ettim ama tamirden iki hafta sonra sabit disk patladı. Kuzenim Burak’a Vatan Bilgisayar’dan yeni bir bilgisayar aldık. Taksim’de kokoreç ve midye tava yedik. Dönüşte tartıldım da 4 kilo aldığıma şaşmamalıyım. Bir sürü yeni çıkmış grubun albümünü topladım. Bunlardan ÜçNoktaBir ve Murat Net‘in albümü en beğendiklerim oldu. Murat Net’in bende yıllar evvel yaptığı Escape From Hell kaydı vardı gitar soundu hiç değişmemiş. Ayrıca kardeşimin yanlışlıkla bana çektiği bir CDden çıkan Hacettepeliler ve Yüksek Sadakat grupları çok sağlam geldi. Valla o MP3ler nasıl girmiş o CDye haberim yok iki gözüm önüme aksın!

Buraya geri dönmenin tek güzel yanı tekrar spor olayına dönmek oldu. Bu kiloları hemen vermem lazım. Bütün o lokumları, cezeryeleri, midye tava, kokoreç, çiğ köfte vs geride bırak gel burada dandik yemeklere talim et offf ya offf.

Posted in Bilişim, Türkçe.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.