Programlama Öğrencisinin Derdi

Yer Bayburt, Atatürk Üniversitesi 2. sınıfında okuyan ve yazılım uzmanı olmak için çalışan bir öğrenci var karşımızda. Esas programlama dersi öğretmeni gelemediği için bir lise öğretmenini derse sokuyorlar. Bu öğretmenin verdiği bir ödev var.

-SourceSafe hakkında bilgi topla ve yaz…

Öğretmene net olarak ne istediğini sorduğunda itiraz yok diyor. Çünkü öğretmen ne istediğini biliyor. Fakat bu öğrenci nereden başlayacağını bilemiyor çünkü örütbağı üzerinde yeterli bilgi de yok. Belli ki öğretmen de bu konu hakkında derste konuşmamış.

Hani sürüm yönetimi gibi bu araçlarla yapılan bir iş hakkında sorsan pek çok bilgi mevcut. Fakat Microsoft Visual Sourcesafe hakkında hakikaten Türkçe kaynak örütbağında yok. Bende bulamadım. Öğrencimizin de bu araca erişimi yok; kurup, kullanıp ne olduğunu anlayacak mali gücü de!!! MS Sourcesafe’in ise artık kullanılmayan ve yetersiz bir araç olduğundan ise hiç bahsetmeyeceğim. Halen daha bir öğretmenin bu konuda ödev vermesi üzücü. Konu Subversion veya CVS olsa, hem örütbağında ücretsiz mevcut, hemde kurup kullanmak için bir sürü dökümana erişmek olası.

Yazılım Uzmanı olmaya çalışan arkadaşımız bu işten çok sıkılmış ve okul bittikten sonra yazılım uzmanı olmamaya karar vermiş bile. Zaten finallerden ve ödevlerden şu sıralar kafayı yemiş durumda, birde üstüne üstlük böyle ne idüğü belirsiz bir ödev veriyorlar.

Sorarım, acaba bu öğretmen Sourcesafe hakkında hiç derste konuştu mu? Sürüm Yönetimi gibi çok gerekli olduğunu düşündüğüm bir konu derste işlendi mi? Programcılık sadece kod yazmak mıdır?

Bu öğretmen Sourcesafe hakkında bilgi topla ve yaz derken nasıl bir şey istediğini biliyor muydu? Belki de sürüm yönetimi konusunu kast etti ama sorma şekli yanlış. Belki de sürüm yönetimini Sourcesafe’den ibaret sanıyor. Team Foundation Server, Subversion, CVS vs. nedir duymamış ömründe. Bu öğretmen hakikaten bir şeyler öğretmek için mi orada bulunuyor yoksa salla başını al maaşını tarzında mı takılıyor? Eğer öyleyse gerçekten daha da fazla üzülücem. Zaten bu öğrencimize ve eğitimin kalitesine çok üzüldüm. Birde bu öğrencimiz gibi aynı sınıfta bu konu ile cebelleşen bir sürü başka öğrenci var. Allah’ım ölmek istiyorum bu acıya dayanamam.

Valla sizi bilmem ama bu olay beni çok etkiledi. Hakikaten çok üzüldüm. MEGEP projesi (www.megep.meb.gov.tr) çerçevesinde Tarık Bey‘e yardım ediyordum az da olsa. MEGEP ile okullarda yazılım uzmanı yetiştirmek amaçlı olarak ders programları üretilmişti. Fakat dandik ve Türkiye bürokrasisine yaraşır bir biçimde sonlandı. Ders müfredatını geliştirmek için çalışan bir sürü gönüllü kişinin 12 aylık emeği boşa gitti. Yazılan tonla döküman boşa gitti. İşte Tarık Bey’in blogundan bir alıntı:

Ocak 2006 – Aralık 2006 tarihleri arasında MEGEP (www.megep.meb.gov.tr) için tüm zaman ve emeğimizi harcadık. Ama şimdi tam bir karmaşaya sürüklediler bizi. Ücretimizi 27 saatten 18 saate düşürüldüğü için istifa dilekçelerimizi verdik. Ama tabi bizi oyalama yöntemi ile verilen görevleri zorla yaptırma yoluna gidiyorlar.

1 – BTT (Bilişim teknolojileri temelleri) dersinin son 5 modülü olan programlama ile ilgili modüllerim okullarda BASIC dersi imiş gibi gösteriliyor. Bu sebeple yazdığım onca içerik işlenmiyor. 250 sayfalık derleme kaynak boşa gitti.

2 – Access modüllerinin ilk 2’si hariç kalanlardan yazdığım 3 modül boşa gitti. istifa ettiğimiz için.

3 – Erkek Teknik için hazırladığım http://etogm2.meb.gov.tr Modül takip projesi silindi. Kullanılamadan boşa giden 2 aylık emek…

Yani son bir yılda yaptığım çalışmaların %90’ı “boş”, faydasız hale geldi bir anda. Verilmeyen “telif” haklarımız da unutulmamalı.

Modül takip projesinin bir yansısı http://www16.brinkster.com/tbagriyanik/modul adresinde de vardı.

Bu insanlar Türkiye’de bir şeyleri düzeltmek ve daha da iyiye götürmek için neredeyse karın tokluğuna emek sarfediyorlar. Yaptıkları işi seviyorlar ve gönülden çalışıyorlar. Fakat her zaman olduğu gibi aptalca bürokrasiler ve bakanlıkların anlaşılması zor kararları yüzünden emekler çöpe gidiyor. Türkiye’nin ileriye gitmesini istemeyen birilerinin bir oyunu mu yoksa bizim ürettiğimiz dandik kurallar ve yönetim şekillerinin bir ürünü mü bu olanlar?

Bu kadar nefretle okuyan öğrenci ondan sonra hacker oluyor tabii. Aynen Anakin Skywalker’ın korkularından dolayı oluşan nefreti ve akabinde de karanlık güçlerin tarafına geçişi gibi. Tema aynı. Nefretle okuyan öğrenci mezuniyetten sonra kendini hazır hissetmediği için bir işe girmek yerine hacker oluyor. Kolay yolu tercih ediyor çünkü elinde yeteri kadar bilgi birikimi yok. YAZIK. Ne ülke ekonomisine bir katkısı nede kendisine bir yararı oluyor.

Üniversite kişilere nasıl araştırma yapacağını ve doğru bilgilere nasıl erişip analiz edeceğini öğreten bir kurum olmaktan çıkıp, sınavların ve ödevlerin öğrencileri bezdirmek için kullanıldığı, ödül ve ceza yöntemi ile sözüm ona eğitimin yapıldığı bir yer durumuna dönüşüyor. Türkiye nasıl bilişim çağında diğer milletlerin yanında yer alacak? Alt yapı olmayınca nasıl üstüne sağlam yapılar kuracağız? Teknolojoyi bu kadar tüketmeyi seven bir toplumsak neden üretimi için bir şeyler yapmıyoruz? Neden MEGEP gibi bir proje için çalışan insanların emeklerini bir kalemde çöpe atıyoruz? Neden Allah’ım neden?????

Posted in Bilişim, Türkçe.