Kuantum

Cem istediğim Kuantum yazısını yazmıştı ama meşguliyetten şöyle oturup kendimi vererek okuyamamıştım. Nihayet zaman buldum ve okudum (kusura bakma Cem). Ellerine sağlık güzel bir yazı olmuş.

Verdiğin Pervane örneği gayet güzel ve yazı anlaşılması kolay diğer örneklerle dolu. Yazıyı okuduktan sonra düşünmeye başladım. Birbirinden farklı fiziksel kuralların hüküm sürdüğü iki farklı alem nasıl olurda bir arada çatışmadan durabilir diye. Bunda sanırım ilahi bir ders var. Yani biz daha ülkeler ve milletler olarak bir arada yaşıyamıyoruz ki. Başkasının fikrine saygı gösterip “buda böyle düşünmüş, olabilir” diyemiyoruz. Hep bir çıkar gözetme çabası ve hırs ile bürünmüşüz. Ya bize ters gelen şeyler yada daha önce hiç görmediğimiz fikirler ile karşı karşıya kalınca hemen korunma iç güdüsü ile bir savunma mekanizması ortaya çıkıyor.

İki zıt kavramın bir arada barış içinde yaşamasını simgeleyen Yin-Yang olayını bilirsiniz. Benim hayat felsefem biraz buna dayanır. Ben zaten huzur arayan bir insanım ve bunu da kendi içimde bulduğuma inanıyorum. Nasıl yakaladım? Rahatça yazar ve fikirlerimin arkasında dururum her zaman. Yanlış ise düzeltmeye her zaman açığım. Sadece yanlış olduğumu ispatlaman yeter. Kimliğimi saklamam ve kendim olmaktan korkmam. Bu da benim dışa dönük kişiliğimden (ecnebilerin extraverted dediği) kaynaklanıyor. Saklayacak çok fazla şeyi olan insanlar her zaman kendilerini tehdit altında hissederler ve savunma mekanizmaları yüzünden kaçırdıkları fırsatları görmezler bile. Yazık bu insanlara çünkü ilerlemenin gerisinde kalıyorlar. Umurlarında mı? Değil. Peki benim neden umurumda? Bilmiyorum…

Sonuç olarak kuantum teoremi bize zıt alemlerin bir arada harmoni içinde nasıl var olabildiklerini gösteriyor. Doğu felsefeleri de binlerce yıl önceden bunu destekler biçimde. Ömrümde tanıdığım herkese önyargısız yaklaşmaya çalıştım (%90 başarılı oldum diyebiliriz). Kimileri ile hala görüşüyorum kimileri ile de fikir ayrılıkları yüzünden bağlantı koptu. Kırgınlık veya kızgınlık ise yok bu görüşmediğim kişilerle. Sırf rant elde etme çabası ile hareket edenleri ise boşveririm. Yarardan fazla zarar verirler.

Siz yakaladınız mı iç huzurunuzu, kendiniz olabiliyor musunuz, maskelerinizi veya savunma mekanizmalarınızı kaldırmayı başarabildiniz mi? Bunları yaptıkça çevreniz de değişiyor. Çevrenizde de sizin gibi şeffaf (içi dışı bir) insanlar toplanmaya başlıyor. Yukarıdan bakıldığında Mahatma Gandi benzeri sistemin kokuşmuşluğuna karşı pasif direniş gibi gözüküyor aslında. Kendi felsefemi irdelemeye başladığıma göre sanırım burada bu yazıyı bitirmem gerek . Hoşçakalın.

Posted in Bilişim, Türkçe.