Ordan burdan

Geçtiğimiz ay rekor kırmışım 20 yazı ile. Mart 2005’deki Blogspot’tan buraya geçişimdeki 24 girdiyi saymazsak geçtiğimiz ay en fazla yazdığım ay oluyor. Bu arada Blogspot üzerindeki yerimi kapadım. Adres yeniceri.blogspot.com idi, birisi alıp reklam doldurmuş. Valla ne diyeyim, akbabalar çok ortalıkta.

Temmuz ayı bizim için önemli bir ay. Benim kontratın bitiş ayı, kiraladığımız dairenin kontratının bitiş ayı, burada cari yılın sonu ve yapılması gereken bir sürü iş var. Bu arada blog biraz aksayacak galiba.

Neyseki en önemli olanı iş kontratı ve sanırım daha uzun bir süre buradayız. Tuttuğumuz evin sahibi ise “çıkın ben oturacam” deyince mecburen başka bir ev arama olayına girdik ki hiçte kolay bir iş değil. Burada ev tutma olayı biraz farklı. Önce gidip evi görüyorsun, sonra form dolduruyorsun, maaş bordrosu, ehliyet fotokopisi, referanslar (evet daha önceki ev sahiplerinden) derken başvuruyorsun ve eğer seçilirsen (ev sahibi karar veriyor) evi tutuyorsun. Sonra tabii eşyasız ise eşya bulma derdin var. Taşınma zaten başlı başına bir olay, Uzay’ın eşyaları, benim kitaplar. Epey bir yorulucağız evi bulunca galiba.

Cari yılın bitmeside bir dert, Bu zamana kadar yaptığım işle ilgili her türlü harcamanın faturasını bulucam ve koskoca bir form doldurucam. Allahtan Avustralya hükümeti bu işi e-Tax isimli bir programla biraz kolaylaştırmış. Banka bilgilerini ve diğer formda sorulan tüm soruları cevaplıyorsun. Sonra banka hesabına havale ile geçiyorlar fazla ödediğin vergileri. Tüm bu işlemide online vergi dairesine gönderiyor program. Güzel bir kolaylık.

Cuma günü Cem adında fizikçi bir arkadaş ile tanıştım, tabii ki MSN’de. Oradan buradan konuşurken, senin blogun var mı diye sordum. O’da olmadığını ama açmak istediğini söyledi. Sonunda www.blogcu.com adresinde kendisine bir blog açtı. Epey de hızlı girdi olaya. RSS çıktısına buradan üye olabilirsiniz. Söz verdi Kuantum fiziğini bizim anlayacağımız dilde yazacak. Zor olabilir tabii benim anlayacağım dilde yazmak.

Diğer bir arkadaşımda Selçuk, nam-ı diğer Çekirge. Üniversitede beraber takılırdık. Gitar çalar, barlara giderdik. Epeyden beridir kendisini görmedim ama MSN’den yazışıyoruz. Selçuk bilişim muhabirliği yapıyordu fakat başka işlere giriştiği için çok sevdiği muhabirlik olayına tam olarak asılamıyordu. Bende neden bir blog açıp yazmıyorsun dedim. İşte bunun sonucu olarak o da bir blog açtı. RSS çıktısına buradan üye olabilirsiniz.

Blog dünyasına iki yeni isim kazandırdığım için mutluyum.

Posted in Bilişim, Türkçe.