Aydın Boysan’ın Rakı Adabı

Örütbağında en fazla kopyalanan yazılardan birisidir. Ben burada biraz değişik olarak kendi yorumlarımı da ekledim.

Aydın Boysan yurt içinde ve dışında çok tanınmış bir mimardır. Ayrıca yazar olarak pek çok kitap yazmış ve gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştır. Hatta “Yıl 2046 Uzay Anıları” bir isminde bir bilim kurgu romanı bile var.

Aşağıda Aydın Boysan’ın rakı sofrası adabı ile ilgili kurallarını biraz irdeliyorum.

– Rakıyı güneş battıktan sonra, yavaş yavaş ve muhabbet eşliğinde içmeli.

Genellikle Cuma veya Cumartesi akşamına denk getirin. Hatunlardan izin kağıdınızı cebinize koyup çıkın. Ertesi gün kafanızın rahat olacağı bir gece seçilmeli. Buluşma yerine über ile gelin gidin.

– Rakıdan küçük küçük yudumlar alınır. Bülent Ersoy öyle içiyor diye bir dikişte bir duble rakıyı içmek makbul değildir.

Rakı su veya gazoz değil. Kahve gibi minik yudumlar ile içmeli, zevkine varmalıdır. Tekila veya shot bardağında sek içilen bir içki de değildir. Rakı keyif alınarak yavaş yavaş içilir.

– Buz gibi şişeden bardağa çevire çevire dökülür ve o nefis kokunun daha fazla yayılması sağlanır.

Burada usta baristaların kahveye süt eklemesi gibi bardağın kenarından kaydırarak ve bardağın iç yüzeyi ile temas ettirerek aromasının ortama yayılması sağlanır. Ayrıca rakı şişesinin ve kullanılacak suyun tam olarak soğutulması da çok önemlidir.

Bardağa konulan rakının yarısı kadar su konması makbuldür.

Çok sulu rakının herhangi bir tadı kalmayacağı gibi sek içilen rakı da doğru zevkleri vermez. Ehl-i keyf içinde içilen sek rakı da muhabbetin dönmesine sekte vurabilir.

– İlk yudumu aldıktan sonra ağızda bekletip, dişlerin arasından derin bir nefes alınır ki akciğerler de nasibini alsın.

Alkol hem damak zevkine hem de koku alma duyusuna hitap etmeli, içerken burundan giren kokusu damaktan aldığımız tadı ile birleşince iyi rakıyı kötü rakıdan ayırd edebiliriz.

– Masada yaşça en büyük kişi rakı kadehini tokuşturmak için kaldırmadan rakı kadehleri masadan kalkmaz.

Bence en önemli kurallardan biri ve masada ki gençlere saygıyı aşılamak için uyulması gereken kurallardan biridir.

– Rakı sofrasında planlı, programlı ciddi işler konuşulmaz. Geyik muhabbeti yapılır, memleket kurtarılır, anılar tazelenir, dedikodu yapılır.

Zaten kafalar kayak, ciddi iş konuşsanız da o muhabbet bir yere varmayacaktır. Rakı muhabbet için, günün, haftanın vesaire stresinden kurtulmak, dostları bir arada görmek için içilir. Ciddi bir toplantı istiyorsanız bir scrum toplantısı yaparsınızö onda da rakı olmaz.

– Sigara küllüğüne zeytin çekirdeği, sıkılmış limon kabuğu konmaz. İçilen kahve fincanında, tabağında sigara söndürülmez.

Rakı sofrası mezeleri ve donanımı ile göze hitab eden bir masadır. Asla karın doyurmak için oturulmaz. Muhabbetin güzelliği masanın donatılmasına da yansır. O yüzden masanın görüntüsü kirletecek pislikler masada bırakılmaz. Abuk subuk yerlere peçete tıkılmaz.

– Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da (konmasa daha iyi olur ama) buz konur. Bu sırayı bozarsanız, anason kadehin üzerine çıkar, rakının hem tadı hem keyfi kaçar.

İşte bir diğer çok önemli kural. Rakı ve su özgül ağırlığı farklı maddeler. Bunların karışımı çok önemli. Buz ise genelde bu karışımı bozuyor. O yüzden rakı iyi soğutulmuş olmalı ve su da neredeyse sıfır derecede olmalı. Rakıyıderin dondurucuda tutabilirsiniz, donmaz.

– Rakıdan anlayanların, Antalya meyhanelerinde garsonluğa soyunanlara bunu anlatması gerekir.

Aydın bey için toplumsal bir yara sanırım. Servisi bilmeyen garsonların çalıştığı içki mekanları 3 kuruşluk zevkimizin içine etmese çok güzel olacak.

– İçmeye başlamadan önce aperatif bir şeyler yenmelidir. Favori zeytinyağlılardır. Zeytinyağı, mide dolmaya başladıkça üste çıkarak, alkolün genzinize doğru gelmesini engeller.

Rakıya buz koymak yanlıştır. Buz rakının içindeki suyla alkolü aynı oranda etkilemediği için daha seyrek olan alkol üste çıkar. İdeal karışım bozulmuş olur. En uygunu rakıya soğuk su koymaktır.

– Rakı sofrasında kadeh yalnızca bir defa tokuşturulur. “Hadi bakalım”, “Hoş geldiniz” vs. falan diye. Bundan sonra kadeh tokuşturulmaz sadece kaldırılır.

Rakı sofrasının açılışı en büyük kişi tarafından kadeh tokuşturularak yapılır. Sonrasında tokuşturmaya gerek yok.

– Masaya yeni birisi eklendiğinde ise tekrar kadeh tokuşturulabilir.

Zaten geç gelerek rakı sofrasının ahengini bozuyorsun, bir de tekrar tokuşturarak muhabbetin içine ettin.

– Rakı şalgam suyuyla içilmez. Mezesiz rakı içilmez. Ben akşamcıyım, öyle bir kadehlik keyfim var diyorsanız gidin bira filan için.

Rakı ne şalgan suyu ile karıştırılır ne de yanına ikinci bardağa şalgam alınır.

– Şişe numarasının önemi yoktur. Zira ilk damıtılan rakı, 01 numaraya denk gelmez.

– Rakı masasına avuç içiyle ya da yumrukla vurulmaz. Bağıra çağıra, böğüre öğüre konuşulmaz. Sakin olmak, efendi takılmak gerek.

Önce kendine gel, sonra meyhaneye
Kalender ol da gir kalenderhaneye
Bu yol kendini yenmişlerin yoludur
Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye
Der Aydın Boysan

– Rakı bardağı boş beklemez. Masadan kalkarken bile dibinde biraz bırakılır. Usul, adap bilen en genç kişinin saki (rakıyı servis eden) olması adettendir, büyüklere (ki büyüklük kavramı orada anlam bulur) sakilik yaptırılmaz, bu kişi ev sahibi olsa bile.

Gençlerin yol yordam öğrenmesi, saygıyı sevgiyi tatması rakı sofrasında da devam eder. Hayat bir okulsa, rakı sofrası yüksek lisansdır.

– Şişede kalan son rakı damlasına kadar eşit paylaştırılır, daha da içmek isteniyorsa bu paylaştırma ritüeline girilmeden yenisi sipariş edilir.

– Rakı sizi ne zaman sarhoş edeceğini zamanında söyleyen bir içkidir, bunu farkettiğiniz zaman yanınızdakilere söylemeli, ya da izin isteyip kalkıp gitmelisiniz, ama eğer sizin kalkmanız masayı dağıtacaksa ölseniz bile orayı terk etmeyin. Çünkü rakı masasından tuvalete gitmek için bile zar zor kalkılır, hoş karşılanmaz.

Rakı sofrasının kurulumu sandalyelerin rahatça geriye çıkıp, kişinin tuvalete gitmesi için tasarlanabilir. Bir köşeye tıkılmış masada insanlar 5 kişiyi rahatsız ederek kalkacaksa bu hoş karşılanmaz.

– Rakı masasında bira, şarap gibi başka alkollü içecekler (masada sosyetik hanımefendiler olsa dahi) olmaz.

Rakının başka alkollerle karışması insanı yanlış zamanda sarhoş eder ve muhabbetin içine edilebilir.

– Her nevi ızgara balık (çupra, levrek, istrongilos) uğurlu yemeği, hususi nihavend ve rast makamından sanat musikisi eserleri uğurlu nağmesi, akordeon, keman ve ud da uğurlu çalgısı olan rakının, uğurlu cl’si 70′dir.

Musiki ve rakı sofrasının ahengi nihavend ve rast makamlarından Türk sanat müziği ile birleşince esas tadına varılabilir. Youtube’den bunları açmayın ama, arada çıkan abuk subuk reklamlar muhabbetin içine edebilir. O yüzden MP3 olarak indirip sıraya koyulmalı ve çalınmalıdır. Bir kişi bu işin sorumluluğunu almalı.

– Rakı yalnız başına içilen bir içki değil, meze ile birlikte yavaş (sindire sindire) içilen bir içkidir. Mide ve beyne belirli bir etki yaptıktan sonra insan keyiflenir ve güzel sohbetlere yönelir… Yani hem anlatır hem dinler. Böylece rakı sofrası en az iki kişinin katıldığı toplu bir eylem, karşılıklı konuşmalara dayandığı için demokratik bir forum, evrensel ve kişisel sorunların ortaya getirildiği, fikir alıp verilen, insanın kendisi ile yüksek sesle düşünerek hesaplaştığı bir tür psikolojik grup terapisi olmaktadır. Unutulmamalıdır ki rakı sofrası saygın bir cemiyettir. Buraya katılan hem bu meclise kabul edildiği için saygı gören bir kişiliğe sahip demektir hem de diğerlerine karşı saygılı olmak zorundadır.

İşte rakı sofrasının sosyolojik olarak en önemli getirilerinden birisi; rakı sofrası bizim psikoloğumuzdur. Dertler, tasalar, neşeler paylaşılır. Nihavend ve rast makamlarıyla zaten beyin nöronlarının arasında yeni bağlantılar kurulmakta, içimizi dökebileceğimiz bir ortam da var. Masada gizli saklı kalmadan konuşulur, insan yükünü atar hafifler.

– Herhangi bir marka rakı içilirken başka bir markayı övmemek önemlidir, aksi yapıldığında, o an yudumlanan nimete hakarette bulunulmaktadır, yanlıştır.

Masada ki kişilerin birbirine saygısı kadar nimete de saygısı olmalıdır. Masaya zehir gelse yenir. O meze tuzsuz, bu çok yağlı denmez. Ortam beğenilmediyse bir daha o ortama gidilmez.

– En büyük mezesi muhabbettir. Muhabbet konusu “Bir kız vardı, 5 yıl sevdim, yüzüme bile bakmadı” gibi duygusal ağırlıklı olabileceği gibi, “bu güneş niye hep doğudan doğuyo batıdan batıyor?” gibi yarı-felsefi konular da olabilir.

– Tam yağlı koyun peynirinin üzerine kırmızı toz biberle renklendirilmiş sarımsaklı zeytinyağı süslemesi. Turşu gibi ekşi mezelerde yine rakının kendine has tatlı nefasetini dengeler, damarlarınızı büzer anasonla dost olur, buna misal olarak dağ lahanası turşusu verilebilir.

Bir rakı sofrasında olabilecek mezeler kızarmış balık, fava, lakerda, deniz börülcesi, haydari, humus, muhammara, şakşuka, babaganuş, ezme salata, tarama, ezine peyniri ya da yağlı koyun peyniri, ızgara et, köfte, kanat, turp ve roka salatası, kuru cacık, semizotu yoğurtlu, közlenmiş patlıcan, arbunya pilaki, turşu, çerkez tavuğu olabilir. Farklı yörelerin kendine has mezeleri de olabilir.

522total visits,3visits today

Posted in Fermente, Türkçe and tagged , .

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.