Kahve Posasının Bahçede Doğru Kullanımı

Bulunduğum bölgede limitsiz olarak bulunan kaynaklardan bir tanesi de kahve posası. Kafelerin günde 5 ile 10 kilo arası kahve sattığı bir mekandayım. Günlük 20 kilo civarı kahveyi bahçeme taşıyorum.

Her ne kadar kahvede bulunan kafein maddesi allelopathy etkisiyle çimlenmeyi önleyici ve gelişmeyi yavaşlatıcı olduğu söylense de ben bahçemde oldukça fazla kullanıyorum ve organik materyalin arttırılmasında komposttan sonra ikinci sırada geliyor. Bedava bulunması ise daha da iyi.

Kahve posasını direk bahçeye gömüyorum, kompost bidonlarıma atıyorum, solucanlara veriyorum, tohum büyütmek için hazırladığım toprağa karıştırıyorum, ağaçların dibine ve her yere serpiyorum.

Adamım Nigel her gün kahve posalarını kovaya, süt bidonu kapaklarını da kavanoza doldurup bana veriyor

Ama gözlemlediğim kadarı ile toprağın üstünde bir tabaka halinde bırakılmaması, kompost olabilmesi için gömülmesi ve sulanması (özellikle sıvı balık gübresi ile) ve solucan kompostu olarak kullanmak çok daha iyi. Bir kere miseller büyümeye başlayınca toprağın yapısı gerçekten çok iyi oluyor.

 

Geçen yaz tatile gittiğimiz için bahçeme pek bakamamış ve toprağın güneşte yanmasına sebep olmuştum. Toprak hidrofobik olmuş ve organik humus neredeyse tükenmişti. Ama yaklaşık 120 kilo kahve posasını karıştırıp balık gübresini verince 1 ay gibi bir zamanda düzeldi. Asidite 6.8pH ve su tutması şu anda çok iyi. Üzerine tohumdan ektiğim bakla, sarımsak, bezelye, soğan, maydanoz ve turp tohumları çimlendi.

Sarımsaklar boy gösterdi

 

Bezelyeler topraktan adeta fışkırıyor

Solucan kompostunda kullanımda ise önce solucanlara arpa verip misellerin büyümesini sağlıyorum sonra üstüne kahveyi ekleyince 2 günde miseller kahveyi sarıyor. Bunları büyük parçalar halinde toprağa gömüyorum.

Verdiğim sunumlara ödeme olarak aldığım solucan çiftlikleri

Normal kompost bidonlarım özellikle ağaçlarımın ana besleyici bidonlarına her zaman kahve koyuyorum. Ağzına kadar dolduruyorum ama 2 haftada eriyerek yarıya iniyor. Tesbih böcekleri ve solucanların fazlalığı ise kayda değer ve beni çok mutlu ediyor.

Kocayemiş, yaban mersini, çilek gibi asiditenin yüksek olmasını isteyen bitkilerin saksılarına da ekliyorum ve toprakla karıştırarak suluyorum.



Kafelerde çöpe atılan bir şey daha keşfettim, o da meyve suyu sıkma makinesinin posası. Az miktarda çıkıyor ama kahveyle birlikte meyve posalarını da almaya başladım. Bunlar bahçemdeki yitik mineralleri ve organik materyali tamamlayacak. Solucanlarım daha iyi beslenecek. Gübre olarak geriye dönecekler.

Sizin etrafınızda ne gibi materyal bedava olarak toplanabilir? Restoran, kafe gibi yemek yerlerinden artıkları nasıl alabilirsiniz hiç düşündünüz mü? Bence bir hazinenin farkında olmadan çöpe gitmesine neden oluyoruz.

Posted in Permakültür, Türkçe and tagged , .

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *