Balık ve Bitki Dengesinin Doğru Hesaplanması

Irımtüzen sistemlerinde iki farklı alt sistem var, bunlar balık ve bitki sistemleri. Balık sistemleri genelde yeterli büyüklükteki bir tanktan meydana gelirken bitki sistemleri besin akıntı kanalı, derin su kültürü ve raft veya çakıl dolu sebze yatakları gibi farklı sistemlerden meydana gelebilir.


Teknik olarak balık ve verilen yem ile oluşacak besinin en sonunda bitkiler tarafından kullanılarak sistemden çıkacağını biliyoruz. Yani bu durumda balık tarafından üretilecek dışkı ile bu dışkının bitkiler tarafından kullanılma oranı bizim temel problemimizdir.

Tabii ki balıkların üreteceği dışkı balığın ne kadar beslendiği ile doğru orantılıdır.

Bir ırımtüzen sisteminde üretmek istediğimiz sebze miktarı sistemdeki besin ile ve besin miktarı da balıkların oluşturduğu dışkı miktarı ile ve dışkı miktarı da yemleme miktarı ile doğru orantıdadır.

Doğal olarak sisteme girecek yem miktarının üreteceğimiz sebze miktarına oranını bulmamız gerekiyor.

Tabii ki yetiştireceğimiz sebzenin miktarı, o sebzeyi yetiştirmek için gerekli alanı da hesaplamamıza yardım eder. Örneğin marul 1 metrekarede 30 baş miktarı ile iyi bir büyüme gösterir. Bitkilerin metrekare başına kaç tane sığacağını bilmemiz gerekiyor.

Bir sistemde ki balıkların toplam ağırlığını bilirsek ihtiyaçları olan yemi de kolayca tahmin edebiliriz. Örneğin çoğu yetişkin balık ağırlığının %1’i kadar yem yer. Sisteme 100 gram yem girmesi gerekiyorsa 10 kilo balık olması gerekir.

Akuakültür endüstrisinde toplam balığın ağırlığına göre ihtiyacı olan su miktarını da veren formüller var. Bu da bize balık için gerekecek tankların hacmini hesaplamamıza yardım eder.

Yeni bir ırımtüzen sistemi tasarlarken düşünülecek pek çok değişken var tabii ama bunların en önemlisi sanıyorum ki sistemin kurulacağı toplam metrekaredir. Balık tanklarının kaplayacağı yer ile sebze yataklarının kaplayacağı yere karar verirken bu hesaplamaları yapmamız gerekiyor.

En başta da dediğim gibi tasarım aşamasında balık ve bitki sistemlerinin kaplayacağı alanı bulmaya çalışıyoruz. Bu alanları bulmaya çalışırken de bazı kararları vermemiz gerekiyor. Bunlar,

1- Ne tür sebzeden kaç adet yetiştireceğimize karar verelim. Örneğin metrekare başına 30 adet marul.

2- Metrekare cinsinden istediğimiz miktarda sebzeyi yetiştirmek için gerekli alanı hesaplayalım. Çoğu tohum paketinin arkasında bitkilerin arasında olması gereken mesafeyi belirtir veya bitkinin hasat aşamasında ki büyüklüğünü tahmin ederekte yapabilirsiniz. Bitkilerin yaprakları biraz birbirine değebilir, arasında boşluk olmasına gerek yok.

3- Bitkilerin ihtiyacı olan besini sağlamak için balıkların ne kadar yem yemesi gerekiyor?

4- Gereken yem miktarını yemesi için ne kadar balığa ihtiyacımız var?

5- Gereken balık miktarının mutlu bir şekilde yaşaması için ne kadar suya ihtiyaç var?

Tüm bu veriyi topladığımızda ırımtüzen tasarımımız da kullanacağımız su hacmi, balık miktarı, yem miktarı, bitki yoğunluğu ve gereken alan (metrekare) da ortaya çıkar.

Temel olarak ihtiyacımız olan değişken balığın beslenme miktarının bitkilerin ihtiyacı olan besine oranıdır.

UVI üniversitesinden Dr. Rakocy’nin verdiği Tilapia balığı için günlük metrekare (sebze yatağı metrekaresi) başına gereken yem miktarı 60g ile 100g arasında. Bu yem miktarı sonucu atık olarak oluşacak amonyak 1 m2 bitkiyi; başka bir deyişle 30 adet marulu besleyecek seviyeden fazla ama diğer mineraller normal seviyelerde oluyor. Daha doğrusu 60g yem ile marul ve 100g yem ile patlıcan, domates gibi daha fazla besine ihtiyaç duyan bitkiler besleniyor. (fazla amonyak konusuna geleceğiz)

The School of Aquaponics kanalından şu videoyu seyrettikten sonra bazı taşlar yerine daha iyi oturdu.

Videoda anlatıldığına göre:

Ortalama gereken yem miktarını 75g/m2 alalım. Sebze üretimi tam olarak kapasitede.

Benim sebze yataklarım toplam 4.8 m2 ve volkanik taş dolu. Volkanik taş en fazla yüzölçümü veren materyallerden biri. Dr Lennard her 1 metreküp volkanik taş için 400 metrekare alan var diyor. Fakat bu 400m2 verisini bu hesaplamada kullanmayacağız.

Yani 360 gram yemin her gün sisteme girmesi gerekiyor (75*4,8) ki bitki yoğunluğu tam olarak sağlandığında hepsi beslenebilsin.

Bir yılda 131 kilo yem yapar (360*365) (Çüş)

Öte yandan balığın yem dönüşüm oranını da bilmemiz gerekiyor ki verdiğimiz yemin ne kadarının kullanıldığını bilelim.

  • Hepçil balıklar – 1,4 ile 1,8
  • Etçil balıklar – 1,3 ile 1,6
  • Alabalığın da dahil olduğu salmonid grubunda ise 1,0 ile 1,2
  • Tilapia – 1,5 ile 1,7

Bende alabalık olduğu için %83 verimlilik alabilirim (1/1,2). Yani verdiğim yemin %83’ü balık olacak.

Bir yılda 109 kilo balık yapar. (131*0,83).

Balıkları 600gram civarında hasat ettiğimizi düşünürsek 109/0,6 = 181 adet balık yapar

Yavru olarak aldığımız balıkların tanesinin 20gram olduğunu varsayalım.

Yani her balığın 580 gram ağırlık kazanması gerekiyor.

Her yıl sisteme 181/0,580= 312 yavru balık girmesi gerekiyor. Burada dikkat edilmesi gereken konu tek tankla bu işin olmayacağı. Eğer üretimi sürekli kılmak istiyorsak farklı yaşlarda balığın bulunması gerekliliği göze çarpıyor. Önerilen kurulum ise 4 adet balık tankında farklı boylarda balık bulundurmak ve toplam ağırlıklarının 109 kiloyu geçmemesi.

Yıllık balık üretimi ise 312*0,6=187 kilo olur.

Alabalık 9 ayda bir kere hasat ediliyor desek yılda bir kez hasat edersiniz.

187 Kilo balık (yukarıdaki 109 kilo büyüme ve ilk yavru olarak geldiklerinde ağırlığın toplamı)

Balık yoğunluğu çakıl sebze yatakları için Virgin Adaları üniversitesinin verdiği oran 17Kg/m3. Videoda 60Kg/m3 verilmiş ama bu oran tilapia için ve ticari bir uygulama. Zaten nerede bir tilapia tankı resmi görsem sudan fazla balık olduğunu görüyorum. Ayrıca UVI değerleri Tilapia için 61,5-70,7Kg/m3 (Ref: https://cals.arizona.edu/azaqua/ista/ista6/ista6web/pdf/676.pdf)

Daha güvenli olması açısından ben 15 kilo aldım, zaten hobi sistemlerinde 17Kg/m3 geçmeyin demiş Dr Lennard.

187/15=12,5 metreküp balık tankı gerekiyor.

Tabii ki Dr Rakocy bu besleme rejimini bitkilerin ihtiyacı olan tüm elementlerin suda bulunması gerekliliğinden yola çıkarak modellemiş (kalsiyum, potasyum, demir hariç). 60g/m2/gün besleme yaptığınızda da haddinden fazla azot üretimi var ve bu azotun sistemden çıkartılması gerekiyor. Bu işi de balık ve bitkilere zarar vermeden gaz olarak çıkartılması için, içinde sık gözlü balık ağı, soğan patates çuvalı gibi bir materyal olan filtreden suyu geçirerek halletmiş. Bu de-nitrifikasyon sistemi balık dışkılarını yakalıyor, materyalin yüzölçümü fazla olduğu için bakteriler gelişebiliyor ve azotun gaz olarak sistemden çıkması sağlanıyor. İki haftada bir de ağı çıkarıp tazyikli su ile temizlemek şart.

Diğer bir formül
FAO tablolarında balık yoğunluğu 20Kg/m3 verilmiş, Dr Lennard 17Kg/m3 en fazla diyor ve 15Kg/m3 balık yoğunluğunu tavsiye ediyor.

30 adet 500 gramlık alabalık eder (15/0,5)

Bu balıkların başlangıçta 20 gram olduğunu var sayarsak 30*20=600 gram eder ve besleme için %1 yem desek günlük 6 gram yem vermeliyim ama bu iyimser bir yaklaşım. Yavru balıklar daha fazla yem yer. Bitkilere yeteri kadar azot ve minerallerin gitmeyeceğini rahatlıkla görebiliyoruz.

Ancak toplam balık ağırlığı, UVI’nin 60g/m2/gün besleme modeli baz alındığında:

6 Kg olduğunda (her balık 200g) 60gram yem verilebilir ve 1 m2 sebzeyi destekleyecek hale gelir.

12 Kg civarında (her balık 400g) 120 gram yem verilir ve 2 m2 sebzeyi destekler

24 Kg civarında ise (her balık 800g) 240 gram yem ile 4 metrekare sebzeyi destekler (dikkat ederseniz 15Kg/m3 yoğunluğunu aştık ama eminim ki biz arada bir balıkların tadına bakacağız 🙂

Tabii Dr Rakocy’nin de-nitrifikasyon filtresi şart zira azot çok fazla ve gaz olarak sistemden çıkartmak gerekiyor.

Yeni sistemimi kurarken bu hesaplamaları göz önünde bulunduracağım.

Posted in Irımtüzen, Türkçe and tagged , , , .

Leave a Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *