UV Filtre Gerekiyor Mu?

Bence gerekmiyor. Neden?

1- Bir hidroponik uygulaması
Hidroponik bakteri ve virus üretebilir. Ama ırımtüzen yaşayan bir sistem ve kendi içinde bu virüs ve bakterilerin icabına bakıyor. Her hidroponik uygulamasını da ırımtüzene uygulayacak değiliz.

2- 12 ayda bir lamba değişimi
Ekstra gider yaratıyor. Ayrıca lambaların civalı ise doğru şekilde geri dönüştürecek atık merkezlerine ihtiyaç var.

3- Su berraklığının en az %20 olması
Konunun ana problemi burada. Ben Fe-EDDHA demir atınca sisteme, su kırmızı oluyor. Eminim berraklıkta %20 altına düşüyordur. Yukardan balıklar dahi görünmüyor. UV ışınlarının suyun her molekülüne etki etmesi ve bakterilerin, virüslerin DNA yapısını bozması için en az %20 berraklık gerekiyormuş.

4- Civalı lamba kullanımı
Çevre için etik değil. O civalı lamba ola ki suyu sterilize ederken kırıldı. O zaman yandık işte.

5- Sudaki eriyik demiri nötralize etmesi
Zaten pH değişikliği de yapıyor. Ayrıca EC değerini de etkiliyor. Eriyik demir de giderse mineral eksiklikleri ile uğraşacağız.

6- Elektrik masrafı
Lambalar 3w olsa dahi ekstra bir elektrik masrafı olacak ki ticari işletmeler de daha yüksek wattle lamba kullanmak gerekir.

7- Sudaki asılı partiküllerin UV ışığı emmesi ve gücünü düşürmesi
Çökelti ve durağan partikül filtresi dolmaya başladığında suya karışacak partiküller UV ışığın verimini düşürecektir.

8- Garantisinin olmaması
Yazıda yazdığı kadarı ile UV bakteri ve virüsleri öldürmüyor ama bir daha üremelerini durduruyor. Üreyemeyen parazit ölüyor. Tabii o bakteri veya virüsün UV ışığa maruz kaldığını garanti edebilirsek.

9- Bakteriler için iyi ama virüsler için kuvvetli lamba gereksinimi
Bakteriler her UVden etkileniyor zaten. Sebze yataklarını güneşten korumamız da o yüzden. Virüsler ise daha yüksek güçlü lamba gerektiriyor.

Irımtüzen sistemi bakteri üzerine dayalı bir sistem. Bakteriler amonyağı nitrit ve nitrata çevirmeden zaten çalışmıyor. Bir UV filtre bu verimliliği düşürmez mi? Ben inanıyorum ki sistemde ki bakteriler yeterli oksijen ve tuz olduktan sonra, pH 6.5 ile 7 arasında seyrederse çoğu iyi huyludur. Balığın sindirim sistemi bile bakteriler sayesinde iyi çalışıyor. Gil Carandang’ın BIM tarifini yapıp sisteme eklemem de bu yüzdendir.

Bence balık, filtre, bitki dengesi iyi kurulmuş bir ırımtüzen sisteminde UV filtre’ye gerek yok.

Tek aklıma gelen problem sıcak kanlı hayvanların dışkılarının sisteme karışması sonucu ekoli olabilir. Bunu da mekanik olarak engelleyebiliriz. Ekoli toprakta, havada her yerde var zaten.

Eğer balıklarda beyaz benek hastalığı olduysa ki bu parazit taşıyıcı olmadan yaşayamıyor, o zaman tuz oranını 6ppt yapıp sistemi hastalık geçene kadar döndürerek kurtarabiliyoruz.

Bir de UV ışığının mantarlarda etkisi ne olur bilmiyorum. Mantar hastalıklar varsa, sporlarına pek etki etmeyeceğini düşünüyorum.

Temel olarak gözüme çarpan oksijen ve tuz miktarı. Sistemin periyodik temizliğine de dikkat edersek sorunsuz yıllar boyunca çalışır.

Kaynak:
http://www.hydroponics.com.au/issue-38-ultraviolet-light-disinfection

Posted in Irımtüzen, Türkçe and tagged , .

2 Comments

  1. Elinize saglik guzel bir konu, madde 5 dikkatimi cekti, ph'i asagi yonlumu etkiliyor? Buna gore zaman zaman devreye alabilecegimiz bir ph ayarlayici olarak kullanilabilinirmi?

  2. Sanmam. pH için bir Arduino prob ve ona bağlı asit vanaları kullanan görmüştüm. Ama bunlar hakikaten gereksiz. Oturmuş dengeli bir sistemin zamanla pH dengesi de oturuyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *